| ||||||||||
|
| ||||||||||
SON YORUMLANANLARHABER ARA |
MİLLETE YAPILAN KÖTÜLÜKLER AFFEDİLMEMELİDİR!
İNANIN BAŞIMIZDAKİ PADİŞAH ÖZENTİSİNİ BU YAZIDAN DAHA İYİ TARİF EDEN BAŞKA BİR YAZI OKUMADINIZ..! İNANIN BAŞIMIZDAKİ PADİŞAH ÖZENTİSİNİ BU YAZIDAN DAHA İYİ TARİF EDEN BAŞKA BİR YAZI OKUMADINIZ..! MİLLETE YAPILAN KÖTÜLÜKLER AFFEDİLMEMELİDİR! “Bir ülkenin geleceği, o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır” demiş Albert Einstein. Russel Gough ise: “Kişiliği gelişmemiş olanda öğrenimin işe yaramadığını” belirtmiş. Roosevelt de: “İnsanı ahlâkça eğitmeden yalnızca zihnini eğitmek, topluma belâ kazandırır” diyerek uyarmış. M.Tahir Ceylân, Cumhuriyet’in Bilim-Teknik ekindeki haftalık yazısında : “Saldırganlık ne kadar fazlaysa durdurucu mekanizmalar o kadar fazladır, insan sonradan avcı ve geç dönemde saldırgan olduğu için durdurucu mekanizmaları iyi gelişmemiştir, o yüzden her huzursuzluğunu kitlesel bir cinayetle sonlandırabilir.” , ”İnsanın içinde durdurucu mekanizmalar zayıfsa, bunların dışarıda kurulması gerekli olmuştur, ahlâki öğretiler ve din onun için sanıldığından da lüzumludur.” saptamalarında bulunmuş. Görüldüğü gibi insanoğlu; bilimsel, dinsel, ahlâksal ve hukuksal kurumlar ve kurallarla eğitilmeye ve kontrol altında bulundurulmaya muhtaç bir varlıktır. Bunalım geçirip de köprüden atlayan kişi sadece kendi canına kıymış olur. Bir otobüs şoförü uyuyarak kaza yaparsa, en fazla yolcuların ölümüne yahut yaralanmasına neden olabilir. Ama ülke yönetimini seçim veya başka yollarla ele geçiren bir kişi denetlenip, sınırlandırılamazsa; bilgisizliğinin, görgüsüzlüğünün, tecrübesizliğinin, ahlâksızlığının, işbirlikçiliğinin, hainliğinin, gelişmemişliğinin, ilkel doğmalarla şartlanmışlığının, gururunun, zalimliğinin, velhasıl insanî eksikliklerinin ve zaaflarının bedelini, bütün topluma ve gelecek nesillere, siyasal, sosyal, ekonomik ve çevresel konularda giderilmesi olanaksız zararlarla ödetir. Böyle birisini seçme gafletinde bulunan toplumun demokratik rüştü de tartışmalı olacağı için, bilinçli kesimin, önerileri, uyarıları ve feryatları da ne yazık ki toplumsal kaderi etkileyici ve önleyici olamaz. Yasama ve yürütmeyi ele geçirip de, her yaptığı “padişahım çok yaşa” cılar tarafından takdir edilen bu kifayetsiz muhterisler, “senden büyük Allah var” diyenleri susturduğu için, onların önlenemez yükselişleriyle, kaderine hükmettikleri toplumların çöküşleri ne yazık ki aynı hızda fakat ters orantılı olarak ilerler. Basını, muhalefeti, sivil toplum örgütlerini, sendikaları, yüksek öğrenim kurumlarını sindiren, ele geçiren lider, güçlü olma, sahip olma, hükmetme ihtirasını bir türlü doyuramadığı için, ülkeyi tüketerek tükendiğinin farkında olmaksızın ya da aldırmaksızın hep “daha” der. Onu güçle durdurabilecek kurumun rejime bağlılığını açıklaması: yasal olarak dizginleyip sınırlayabilecek yüksek yargının, “suçluluğunu kayda geçirmesine rağmen” ülkeyi yönetmeye devam etmesi konusundaki hoşgörüsü onu daha da pervasız ve kontrolsuz hale getirir. Tıpkı ölüm korkusu gibi, birgün indirileceği ve hesap sorulacağı günün evhamı ile, devlet gücünü kullanarak saldırır, suçlar, süründürür, hileli de olsa seçimleri kazanır. Tarihi çarpıtmaktan, toplumu karıştırmaya kadar yapmayacağı çılgınlık yoktur.Nizamü’l Mülk’ün; “Devleti belki küfürle bile yönetebilirsiniz ama, zulümle asla...” sözü ona vız gelir. Gelmiş geçmiş en büyük devlet adamıdır O! Her yerin, kurumun ve kişinin ona teslim olması, her şeyin iki dudağının arasından çıkacak bir karara bağlı kalması şarttır. İşte böyle birisi bizlerden, son bir defa kendi irademizle(!) ona boyun eğmemizi, keyfi kararlarına ve özel yasalarına ara sıra “dur”diyen yargıyı onun şaşmaz seçiciliğine(!) teslim etmemizi istemekte ve “evet”den sonraki “sabahı olmayacak gerdek gecesi” ne hazırlanmaktadır. ”Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatı olup, küresel güçler kefilimdir” güvencesini de eklemektedir. Hz.Ali “Şahsınıza yapılan kötülüğü affedin.Milletinize yapılanı asla affetmeyin” demiş. Bu haber 526 defa okunmuştur.
|
|
||||||||
|
ALTYAPI: 1ajans.com & mydesing |
||||||||||